İSLAM DÜŞÜNCESİ, KELAMI VE MEZHEPLER TARİHİ ÜZERİNE

BİR MEDENİYETİN İHYASI…

AHLAKİ YOZLAŞMA II.

AHLAKİ YOZLAŞMA II.

İnsanımız maalesef evlilik kurarken aslında neye adım attıklarının farkında değiller. İslamî manada evliliğin gerekliliklerinden bihaberler. Pek çok nikâh merasiminde mehirden bahsettiğimde insanların yüzüme “O da ne ki” diye baktıklarının hatırlıyorum. Evliliğin iki insanın aynı evde yaşamasında çok daha öte bir şey olduğunun insanlara anlatmaya çalışıyorum. Bir de şu dinî nikâh meselesi var tabi. Kanunen suç olmakla beraber ahlaken hiçbir resmi nikahsız çiftin dinî nikahlarını kıymıyorum. Şahsen dinî nikâh bağlayıcılık taşımadığı için (pek çok hocamızın da düşündüğü üzere) sahih nikâh olarak düşünmüyorum. Bana göre resmi nikahta hiçbir problem yoktur ve nikâh sahihtir. Ayriyetten dinî nikâh gerekmemekle beraber genelde insanımız mutmain olmak için dinî nikahlarını da yaptırıyorlar ki bir sakıncası kanımca yoktur.

Görev yaptığım ilk yılda camiden tanıdığım bir kişi bir gün iki kişi ile çıktı geldi. Dedi ki

“hocam bunlar falan plazada güvenlik görevlileri, sözlenmişler evleneceklermiş…

- eee ? …

- Bunların nikahının kıysan da yanlış yapmasalar… dedim ki

- şimdi bunların nikahını kıyınca yanlış yapmayacaklar mı? …

- -günaha girmemiş olurlar…

- - bunlar günaha girmeyecek olsalar bile bundan sonra gönül rahatlığı ile girerler, yarın bir gün adam tut ki ben vazgeçtim bırakıp gidiyorum, ne hak iddia edebilecek bu kız…

- - bu nikâh evlilik sayılmaz hocam, günah olmasın diye….

- Evlilik sayılmayacak nikahı neden kıyıyoruz…

- Hocam siz bilirsiniz

- Ben biliyorsam, dinî nikâh kıyacaklarına gitsinler resmi nikâh kıysınlar…

Tabi kapıdaki iki genç ne olup bittiğinden habersin boş gözlerle bakıyorlar. Neticede bırakıp ayrıldım, artık hacı amca nasıl açıkladı bilemiyorum….

Bu hadise Beşiktaş’taki bir meslektaşımdan rivayetle…

Beşiktaş Barboros’a bir üniversite var malumunuz YTÜ

Bir gün üniversiteden iki genç kapıyı çalarlar…

- hocam biz YTÜ öğrenciyiz aynı evde kalıyoruz, günah olmasın nikâh kıydırmak istiyoruz…

şimdiye kadar yedikleri haltlarda sanki günah değildi, de bundan sonra günah olmayacak…

arkadaş diyor ki;

- Bir dakika bayanla yalnız konuşabilir miyiz?

- Tabi buyurun

- Kızım sen ne yaptığının farkında mısın? Yarın tut ki bundna hamile kaldın, çocuğun başına bir şey geldi, yada seni bırakıp gitti… karnında bebek bu durumu ailene kardeşlerine nasıl anlatacaksın. Ne dersin… nikâh şahit lazım, ilan lazım, seni aldattı hiçbir hak iddia edemeyeceksin… nerden biliyorsun seni kötü emellerine alet edecek, nasıl kanıtlayacaksın, kime gideceksin… Eğer çok seviyorsanın bir birinizi gidin nikâh dairesine bir şahit daha bulun diğer şahidiniz ben olayım evlenin… Madem bu kadar seviyorsanız birbirinizi… Buna razı gelecek mi? Nerde ne ispatlayacaksın… eğer ailenden arkadaşlarında saklayacaksan bu nikâh olmaz ki, nikâh insanlara ilan etmek için kıyılır…. Nevinden açıklamalar yapıyor. Kız her söze haklısınız diyerek, mukabelede bulunuyor…

Dışarı çıkıyorlar, erkek heyecanla nikahın kıyılmasının bekliyor ama kız çocuğa dönerek

- ben nikâh kıydırmaktan vazgeçtim, gidelim diyor…

belki hayalleri umutları sönen genç hocaya öyle bakış atıyor ki, sertliğini siz tahmin edin….

Maalesef bu tür olaylar özellikle üniversitelerde çok sık karşılaşılan bir durum. Artık birbirini tanısın tanımasın kız erkek aynı evde rahatlıkla kalabiliyor. Rabbim bizi korusun…

Son olarak daha yeni başımdan geçmiş bir olay.

Bir gün camide namazdan sonra biri yanıma sokuldu.

- hocam size bir şey sorabilir miyim

- tabi buyurun

- hocam ben, servis şoförlüğü yapıyorum. Filan firmaya servis yapıyorum. Biz gündüzleri servisi buralarda mahalle aralarına çekiyoruz…

- eeee?

- Ben burada arabayı parkettiğim yerin yakınlarında bir kadınla tanıştım da…

- Eeee?

- Bizim nikahımızı kıyar mısınız?

- Ulan …… (burası kamuya açık alan artık neler söylenebileceğini siz karar verin, ben içimden yarabbi sabır dedim…)

- Siz evli misniz?

- Kem küm…

- Eşinizin haberi var mı? Neye binaen bu nikahı yapıyorsunuz? Kim bu kadın?

- Kem küm…

- Bak kardeşim ben seni tanımam etmem, eğer nikâh mı kıydıracaksın, evlilik cüzdanı işler gelirsin, nikahını kıyarım. Hatta böyle bir durumda bile gider kendi mahallenin camisinin imamına kıydır… Tanımadığım kimsenin nikahını kıymama…

Zatı muhterem yüzündeki kaşarla beraber gitti….

Yani üstadım toplumun temeline koymuşlar dinamiti… Çivisi çıkmış dünyanın…

Bazen öyle şeyle duyuyoruz yada şahit oluyoruz ki, ne desek boş…

Artık bu kara kutular evlerimize girelden beri bu işin şehri de kalmadı, köyü de Anadolu’su da avrupa’sı da…

Sen çıkar filimde bilemem ne kadar paraya alenen zinayı teklif ettirirsen, sonra gider ilkokuldaki çocuk da aynısını sınıfındaki kıza yapar. Ve sonra kimsenin neden böyle yaptın deme lüksü bile olmaz. Öncelikle bu konuda birinci derecede sorumluluk oturum çocuğu ile aynı anda gayri ahlaki dizileri izleyen anne babada. (İnşallah bu bir başka yazımızın konusu olacak; Eğitimde tedriciliğin sekteye uğraması)

Yaz geldi korkuyorum sokakta nereye baksam diye. Çocuğumu alıp nereye gitsem diye. Benim eşim başına taktığından dolayı eğitimini sürdüremezken her türlü rezilliği yapan üniversiteleri adeta pavyona çeviren sınırsız içki kokteylleri ile mezun olanlara her şey serbest.

Bizim gençliğimiz bunlar mı, yarın yavrularımızı bunlara mı teslim edeceğiz… Öğretmen arkadaşlar sakın bulunduğunuz kaleyi terk etmeyin… Sorumluluğunuz bence çok büyük…

Önce edep… Bu dinde ilk farz kılınan ibadet namaz, ilk vahiyden yaklaşık on yıl kadar sonra… İlk inen ayetlere bakarsanız hepsi ahlaki erdemlerle alakalıdır. Bu din ahlakla taçlanmamış kişinin kıldığı namaza yazıklar olsun der…

Bir bakın etrafınıza ibretle…

Sonra deyin ki; daha çok işimiz var, Allah yardımcımız olsun… Bu gemide hep beraberiz… Batmaması için çalışmaktan gayrı şansımız yok…

Selametle…

Mayıs 20, 2008 Yazan: kerimyatkin | Ahlaki Yozlaşma II. | | Henüz Yorum Yok

AHLAKİ YOZLAŞMA I.

AHLAKİ YOZLAŞMA I.

Sokaklarda gençleri dehşetle izliyorum, eminin tarihin hiç bir döneminde ahlak ve haya bu kadar ucuzlamamıştı. Mahremiyet diye bir şey kalmamış. İnsanların özelleri de mi yol diye soruyorum bazen kendime. İşin ilginç yanı bu şekilde davranmak normal karşılanırken eğer müdahale ederseniz yobaz olarak karşılanır ve “ bak işte mahalle baskısı” tavrı ile karşılaşabilirsiniz. Burada evlilik müessesini sorgulamak geliyor içimden. Neydi eskiden, şimdi içi boşaltılıp neye döndü.

Evlilik alalade bir olay olmayıp, her iki birey için de hayatının dönüm noktalarında biridir. Maalesef günümüzde bu müessese en fazla yıpratılan kurumların başında geliyor…

Televizyonlardaki dizileri bir göz atın hepsinde boşanmış çiftler, ayrı yaşayanlar ve çocukları… ve en kötüsü de gayet normal bir durum gibi gösterilen evlilik dışı ilişkiler ve hatta evlilik dışı çocuklar…

İnsanlara sanki “evlilik bir formalitedir, bir kaç yıl beraber olun baktınız gidiyor, bir çocuğunuz olsun sonra evlenirsiniz” mesajı veriliyor… Ve toplumda giderek boşanma sayıları artıyor… Bu sıralar izleyemiyorum, Bir ara Samanyolu tv’de boşanmak istemiyorum diye gerçek boşanma hikayelerinden derlenen bir program vardı ibretle izliyordum… Nerden nereye doğru gittiğimizi gösteren en önemli delillerden biri… Boşanmak bana yıllarca o kadar uzak bir kavram olarak görüldü ki… Ne yaşadığım çevremde ne akrabalarımda yıllardır ayrılan birilerini hatırlamıyorum… Bizde o kadar nahoş karşılanır ki, bi evliliği yürütemeyen kimselerden bir şey olmaz düşüncesi hakimdi. Her zaman güllük gülistanlık mı idi? Elbette hayır, ama denge kurmak gerekirdi. Zaman gelir kan kusulur kızılcık şerbeti içtim denirdi. Göz yaşı dökülür ama göze çöp kaçmış sayılırdı. Boşanma bir hak mı elbette ancak Allah’ın en sevmediği helal…

Şimdi boşanma rakamlarını görünce dehşet duyuyorum… Hadi çiftler bir tarafa ayrılan çiftlerin çocukları yüreklerindeki yara iyileşir mi sizce…

Artık günümüzde bizim mahallenin de en büyük problemlerinden biri olmaya doğru gidiyor boşanma. Gün geçtikçe mütedeyyin camiada da artıyor.

Belki bir başka yazı konusu ama tekbirin sahibi ile birlikte yeniden gündeme gelen çok eşlilik ve muhafazakar camiada parayı bulup voleyi vuranların önce arabasını sonra eşini değiştirmeleri handikapı… en önemli sorun bence evlilikten beklentiler problemi… Ne beklediğini bilmeyenler… Evliliği sadece cinselliğe indirgeyenler…

Zaman zaman görevimizden dolayı dinî nikahlar kıyarak insanlarla ilk birlikteliklerine adımlarına şahitlik diyoruz…

Bununla ilgili izlenimlerimi ve birkaç hatıratı daha sonra aktaracağım…

Selametle…

Mayıs 20, 2008 Yazan: kerimyatkin | Ahlaki Yozlaşma | | 2 Yorumlar